“Eşekli Dostoyevski” Ersin Bilge
“Eşekli Dostoyevski” Ersin Bilge

Ersin Bilge, Erzincan Çayırlı Yukarıkartallı köyünden çıktığı yola yurdun dört bir yanında devam ediyor. 

Yoksul bir köylü çocuğu olarak dünyaya gelen Bilge,  kara önlüklü  ilkokul yıllarında,  okul kapısından kendisine   kalem ya da silgi uzatacak bir yardımsever yolu gözledi.

Çizgili ‘Okul Defteri’ndeki yazım yanlışlarını eski bir terliğin lokum dilimini çağrıştıran dilimiyle sildi.

Belki istediği boya malzemelerine hiç kavuşamadı, ama güzel sanatlara ilişkin duyarlığı birçok tepe yöneticisini kıskandıracak türdendi.

Bazı miraslar, insanın yüreğine yüklenmiş ağır yüktür. Annesinin uğradığı şiddet, annesiz geçen yıllar, acımasız dünyadan ona ‘armağan’ çocukluk mirasıydı.

Yaşama,  bu ağır yükü sırtlayarak tutunmaya çalıştı.

Gün oldu gözyaşı döktü, Gav Deresi’ne… İlkbahar seline karıştı gözyaşları.  Kırlarda kelebek oldu, el değmemiş dağlarda özgürce uçtu.

0
0
0
s2sdefault

 

Pülümür Mezra köyü Sürek Mahallesi’nde ışığı sönmüş binalardan arta kalan hüzün.
Pülümür Mezra köyü Sürek Mahallesi’nde ışığı sönmüş binalardan arta kalan hüzün, 8 Haziran 2024.

Mezra köyünün  ‘mahalle’lerden  oluştuğunu bilenlerin sayısı oldukça az. Köyün farklı alanlarında yükselen  yapılar, mahalle olarak nitelendirilmiş. Ovabover, Ovaserene, Tum ve Sürek, Mezra köyünün  mahalleleri.

Acı anıların izini saklayan Gerise’yi hatırlayanların nerdeyse tamamı Taht’ta ebedî uykusunda.

Sürek,  1950’li yılların başında Kovuklu köyünden  Mezra’ya dâhil edilmiş.  Satın alma sürecinde köyde hararetli tartışmalar yaşanmış. Hasan Erginoğlu’nun toprak damlı evinin üzerinde bir araya gelen  bazı köylülerin, çok değerli olduğu düşünülen alanla ilgili  konuşmalarına tanıklık eden çocuklardan  bazıları bugün 90’lı yaşlarda.

0
0
0
s2sdefault
Hüseyin Dalkılıç, Pülümür Akdik köyünde çocukluk arkadaşlarıyla bir arada.
Hüseyin Dalkılıç, Pülümür Akdik köyünde çocukluk arkadaşlarıyla bir arada.

Harman zamanıydı.   Ekinler biçilmiş, patozlardan  yayılan   saman tozu tarlaların üzerine yağmıştı. Erzincan Buğday Meydanı, traktör kasalarında taşınan çuvallar dolusu karakılçık  buğdayıyla şenlenmişti. Meydanın beton zeminine yayılan buğday, kuru kayısı, kuru fasulye, nohut, dut kurusu, elma kurusu vb. ürünler alıcı bekliyordu.

Verimli Erzincan Ovası’nda yetişen ürünler, çevre illerden de alıcı buluyordu. Pülümür, Ovacık Kelkit, Şiran, Yedisu  vd. ilçelerden kente gelen köylüler, kış hazırlıkları için  Buğday Meydanı’nın yolunu tutuyordu.

Pülümür köylerinde hayvancılık yapan ailelerin birçoğu, saman ihtiyacını Erzincan’dan karşılıyordu. Erzincan Mollaköy, Değirmenköy, Yalınca, Yamaçlı köyleri, Pülümür’ün saman ihtiyacı için başvurulan kaynaklardan bazılarıydı.

Pülümür Akdik köyünde yaşayan Dalkılıç ailesinin, Erzincan Yamaçlı’da (Sırnas)  tarım arazileri vardı. Aile, Yamaçlı’dan  saman  getirmek için harekete geçmişti. Dalkılıç’ların, Erzincan’da oturan  yakını Kekil Şirin (1926-2020),  bu iş için bir  kamyon sahibiyle  anlaşmıştı. 

Açık mavi renkli Austin’in sahibi, Erzincan Çağlayanlı Mustafa Ceylan’dı.

0
0
0
s2sdefault