
Hüseyin Canerik
Gül de Üşür: İnsana ve Coğrafyaya İlişkin Sıcak Bir Anlatı

Burhan Gündoğan, “Gül de Üşür” ile okurlarını Anadolu’nun derinliklerinden gelen, hüzünle umudun iç içe geçtiği samimi bir yolculuğa davet ediyor. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olan yazarın dilindeki ustalık, Dersim’den Elazığ’a, Hozat’tan Eğin’e uzanan geniş bir coğrafyanın ruhunu sayfalara taşıyor.

Tarumar edilen mahallelerde geçmişin izlerini süren yazar, hoyrat iklimden beslenen yozlaşma ve çürümeye isyan ediyor.
Ağacı, çocuğu, kadını, daha doğrusu yaşama ilişkin hemen her değerli varlığı hedef alan çağın vebası yozlaşmaya öfkeleniyorsunuz.

Çiğli Garı’nın önünde ayakta kalan son okaliptüsü selamlıyor, Elazığ Mürsek Mahallesi’nde insan yüreğini ısıtan sıcak ilişkileri özlüyorsunuz. Yoksulluğa yenik düşerek raylarda canına kıyan gencin sesine kulaklarını tıkayanların vicdanını sorguluyorsunuz.

Kel Mısto, Perihan, Metin, Celal, Katibe Abla, Nazlı, Mecbure, Kuyucu Bekir, Zahide Abla, Beleş Hasan, İğneci İhsan, Emine ve diğer birçok karakter Gül de Üşür’ün sayfalarından evinize, sokağınıza, mahallenize karışıyor.

Kitabın Ruhu
“Anlatı” türünde kaleme alınan eser, sadece bir olay örgüsü sunmakla kalmıyor; mahalle kültürünü, kaybolmaya yüz tutmuş dostlukları ve toplumsal belleğimizde iz bırakan karakterleri birer tablo gibi önümüze seriyor. “Hozat Garajı’ndan Notlar”, “Havuzlu Kahve” ve “Kasaplar Çarşısı” gibi başlıklar, kitabın hayatın tam kalbinden, sokaktan ve insandan beslendiğini gösteriyor.

Yazarın kendi yaşam serüveninden ve gözlemlerinden süzülen bu anlatılar, okura “bizden” bir hikâye anlatıyor.
Sulu Gözlü Hüseyin‘den Alemci Baba‘ya, Taksici Muhtar‘dan Berber Ali‘ye kadar toplumun her kesiminden insanın hikâyesi, Burhan Gündoğan’ın şairane üslubuyla hayat buluyor.

Şair kimliğiyle de tanınan Gündoğan, düz yazısında bile sözcükleri bir nakış gibi işleyerek okurda estetik bir tat bırakıyor.
Kora Yayın tarafından okura sunulan bu eser, geçmişe bir özlem, bugüne bir ayna ve yarına bırakılmış kıymetli bir kültürel miras niteliği taşıyor. Yerelliğin evrensel duygularla buluştuğu bu anlatı, kütüphanemizin en içten köşesindeki yerini alıyor.

Burhan Gündoğan’la Hozat Garajı’nda demli bir çay içmeye ne dersiniz?
(Körfez, 3 Şubat 2026)




