Dilan (Resim: Songül Canerik)
Dilan (Resim: Songül Canerik)

Güneydoğu’da minibüse binmeden önce tüm hazırlıklarını tamamlamışlardı. Erzincan’a, odun kömürü üretimi için gideceklerdi.  Şehmuz,  âdeta koca bir evi minibüse sığdırmayı başarmıştı. Minibüsün yükü ağırdı. Bu kışı geçirmeleri için gerekli parayı bulmanın sevinciyle yola koyuldular. Yatak, üst baş, kap kacak,  tavuk,  horoz, hindi ve  minik kediyle birlikte yola düştüler.

Tıka basa doluydu beyaz minibüs. Dilan, kedisini kucağında taşıdı. Minibüs sarsılırken sımsıkı sarıldı kedisine. Kucağındaki kediyle birlikte uyudu, uyandı. Elleriyle besledi kedisini.  Yaklaşık sekiz saatlik bir yolculuktan sonra Erzincan Girlevik köyüne vardılar.  Yorucu ve yıpratıcı bir yolculuk geçirmişlerdi. Ağustos’un son haftasıydı.

Sıcak ve kurak bir yaz günü…

0
0
0
s2sdefault
Pülümür Mezra köyü, Pişi Deresi, Ferhat Ağa'nın (Fırat) iki yüzyıllık değirmeninden bugüne kalanlar
Pülümür Mezra köyü, Pişi Deresi, Ferhat Ağa'nın (Fırat) iki yüzyıllık değirmeninden bugüne kalanlar

7 Ağustos… Saat 05.45.  Kırmızıköprü’den  Mezra-Akdik-Şihan-Çemesol’a doğru yola çıkıyorum. Mezra köyünde dayım Müdürağa’nın evinin önünde Hayriye-İbrahim Satık ve Selim Salih Sadıkoğlu’yla karşılaşıyorum.

Sabah 06.24’te Pişi Deresi’ndeyim.

Çocukluğumun geçtiği derede ilk işim değirmen kalıntılarını görmek oluyor.  Değirmen taşı yerinde duruyor. İşte mutluluk! Çocukluğumdan bu yana defalarca gördüğüm ustalık ürünü taş yaklaşık iki yüz yaşında!  Değirmen duvarlarından arta kalan taşlar toprağa gömülmüş. Kadife yapraklı ahlat –mura- fidanının gölgesinin düştüğü yıkıntılarda  Sadıklar Mezrası’nın tarihi saklı.

Özhan Öztürk’ün değirmen terimlerine göz atıyorum.  Değirmenin zahire ambarı ve çark kütüğü belki yüzyıl önce toprak olmuş. Değirmen taşının dönme hızını ayarlayan isviton, öğütülecek taneleri zahire ambarından değirmen taşına taşıyan  oluk,  taneleri taşın ağzına akıtan oymalı kol, oluğun tıkanmaması için kullanılan çivi, suyu inceltmek için oluğun çıkışının önüne konulan ağaç borunun içine çakılan ahşap parça toprak damlı değirmen yıkıntılarının altında kalmış.

Tarihi değirmenin çarkını Pişi Deresi (Dere Pişiye) çevirmiş.

0
0
0
s2sdefault

 

İbrahim Yılmaz, Kocaeli Derince 15. Kolordu İlköğretim Okulunda öğrencileriyle birlikte
İbrahim Yılmaz, Kocaeli Derince 15. Kolordu İlköğretim Okulunda öğrencileriyle birlikte

 

İBRAHİM YILMAZ

(Emekli Öğretmen/Yazar)

Köy çocuğu olmamdan mı bilemem Köy Enstitüsü olayına tanımsız ilgi duyarım. İlkokulda II., III. ve IV. sınıftaki öğretmenim Cilavuz Köy Enstitüsü mezunu bir öğretmendi. Köy, kent yurt içi, özel okul öğretmenliği derken yarıma asra yakın çalıştım. Sevdim bu mesleği… Öğrencilerimi sevdim. Yurdumun çiçeklenmesi için çaba harcadım. Eğitimin paydaşlarıyla iyi ilişkilerim oldu sürekli… Fakat benim ilkokul düzeyindeki öğretmenim kadar başarılı oldum diyemem.

 

Bir aydınlanma projesiydi Köy Enstitüsü uygulaması. Ne soylu öğretmenler yetişti bu güzide okullarda. Hepsi birbirlerinden değerli birer yıldızdı; yurdumuzu, “gökte yıldız kadar köylerimizi” aydınlatan. Bu okulların hazin sonları ülke sevgisini kalplerinde hisseden her yurtsever insanımız için onanmaz bir acıdır.

 

Köy Enstitülerinde  yazın sanatımıza büyük katkı veren yazarlarımız yetişti. Onların adlarını bile anımsamak gönlüme bir ferahlık verir. Fakir Baykurt, Mahmut Makal, Dursun Akçam, Behzat Ay, Mehmet Başaran, Adnan Binyazar, Emin Özdemir, Talip Apaydın, Ümit Kaftancıoğlu, Yusuf Ziya Bahadınlı, Osman Şahin, Hasan Kıyafet ve daha niceleri…

0
0
0
s2sdefault