Loriz'in iyi yürekli insanları
Soldan sağa Gülüzar (Emine) Dikme (1923-1991), Elif Doğan, Saray Günay (Geyik), Ahmet Dikme (Derviş), Hakkı Düzgün, Arzu Doğan, Hasan (Hüseyin)  Dikme, Kamer (Kekil) Dikme, Hasan (Hüseyin) Dikme, Elif Doğan, Arzu Doğan (Löriz'in iyi yürekli insanları) Fotoğraflar: Lorız resmî sayfası

 

1956 yılında Pülümür Çatalyaka (Denzeg) köyü Gole (Gola Tikmu)  mezrasında taşınma telaşı vardı. Gün ağarmadan uyanan köylüler son hazırlıklar için işe koyulmuştu. Kalın yün yataklar, el dokuması halılar, sandıklar,  cacimler, çoğu bakır kap kacak toplanmış, katırlara yüklenmişti. Yatak ve halıların bir kısmı semerlerin her iki tarafından sarkan kıl çuvalların üzerine örtü gibi serilmişti.  Köyün  yolu yoktu. Keçi kılından dokunmuş çuvallara doldurulan eşya, katırlara yüklenmişti.

Gole’de hayvancılık yapan aileler, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarını da yanına almıştı.

Keçi yolunda art arda dizilmiş katırların istikameti, Nazımiye Karvan (Uzuntarla/Hanköy)  köyüydü. Yaklaşık 15 km’lik yolda saatlerce süren yolculuk, bir yamaca yaslanmış Karvan’da noktalandığında güneş tam tepedeydi.

Karvan yokuşunu ağır ağır tırmanan Pülümür Çatalyakalı köylüler görünür görünmez köy hareketlendi. Karvan’a ulaşan köylüler yorgun düşmüştü. Çatalyakalılara, bakır taslarda ayran ikram edildi. Köyün yeni sakinlerinin eşyası katırlardan indirildi,  eve taşındı.

Çatalyaka Gole mezrasından Karvan’a, Hasan (Hüseyin) Dikme (1896-1985) ve Kamer (Kekil) Dikme  (1926-1981) kardeşler yerleşmişti. O tarihte Hasan 60, Kamer ise 30 yaşındaydı.

0
0
0
s2sdefault
Türkiye, bir kuşağın eğitimsiz kalmasının ağır yükünü taşıyamaz
Türkiye, bir kuşağın eğitimsiz kalmasının ağır yükünü taşıyamaz

Koronavirüs salgınından dolayı okulların kapısına 16 Mart’ta kilit vurulmuş, ilk, orta ve yüksek öğretim kurumları tatil edilmişti. Okulların açılması beklenirken Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 21 Eylül’den itibaren sadece 1. sınıflarda  yüz yüze eğitime başlanacağını duyurmuştu.   Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yüz yüze eğitimle ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştı:

“21 Eylül olarak belirlediğimiz başlangıç tarihinde, yüz yüze eğitim öğretime sadece -hâlihazırda zaten açık olan okul öncesi öğrencilerimiz ve okulla duygusal bir bağ kurma ihtiyacında olan birinci sınıf öğrencilerimizle başlayacağız. İlkokul birinci sınıf öğrencilerimiz uyum haftasında 1 gün, daha sonraki haftalarda ise haftada 2 gün olacak şekilde okullarımızda olacak. 21 Eylül'den itibaren geçecek üç haftanın sonunda diğer kademelerde ve sınıflarda eğitim-öğretime başlama konusunda süreci yeniden değerlendireceğiz.” (MEB, 08.09.2020).

Açıklamadan, MEB’in,  1. sınıflar üç haftada toplam beş gün okula geldikten sonra yüz yüze eğitimle ilgili karar vereceğini öğreniyoruz.  

Gelişmeler, ilk, orta ve yükseköğretim kurumlarında yüz yüze eğitimin sağlıklı biçimde değerlendirilmesinin önemine işaret ediyor.

0
0
0
s2sdefault
Erzurum Karabıyık köyünün aydınlığı
Erzurum Karabıyık köyünün aydınlığı

Sakarya Kayalar Reşitbey’den Pamukova’ya hafta sonu tatilini geçirmek  için gittiğimde 28 yaşındaydım. Tarihi kesin olarak hatırlıyorum: 11 Kasım 1994.  Pamukova Lisesi Coğrafya Öğretmeni Hatem Ofli, eşi Hülya Hanım, kızı Nilgün ve Sakarya Devlet Hastanesi hemşirelerinden Sevgi Çavdar’la birlikte komşusu İbrahim-Hayriye Satık çiftini ziyarete gelmişti. Hatem Öğretmen’le el sıkıştığımızda  42 yaşındaydı.  Sobayla ısıtılan evde birkaç saat sohbet etmiş, yeniden görüşmek dileğiyle vedalaşmıştık.

Ofli ailesi, 11 Kasım 1994’ten itibaren yaşamımın ayrılmaz bir parçası olmuştu.

Hatem Ofli (1952), Erzurum Aşkale (Kandilli) Karabıyık köyünden Hafız Hasan’ın oğluydu. Muhafazakâr bir ailede gözlerini dünyaya açtı.  Babası, Karabıyık’ın çalışkan, tutumlu,  ancak otoriter köylülerindendi. Sabah erken saatte  tarlaya gidebilmek   için rahat yatakta uyumazmış. İşlerin yoğun olduğu yaz aylarında  az uyumak, daha çok çalışmak için yumuşak yün yatak kullanmazmış.

Karabıyık köyü, Kandilli’ye yaklaşık  iki km mesafede. Birkaç yıl öncesine kadar, 9. Kolordu Komutanlığına bağlı 6. Zırhlı Tugayı, Kandilli’deydi.  Kandilli’de görev yapan askerler, lisede okuyan çocuklarını cemseyle (GMC) Erzurum’a gönderir. Karabıyıklı Hatem, kışın dondurucu soğuğunda Karabıyık’tan yürüyerek Kandilli’ye, ordan da, asker çocuklarıyla birlikte Erzurum’a gider.  

0
0
0
s2sdefault