Erzincan Çağlayan beldesi ve Girlevik köyünden kareler
Erzincan Çağlayan beldesi ve Girlevik köyünden kareler

Kirpikleri  buzdan ağarmış çoban, yüksek tepelerde ıslık çalıyor.  Çobanın dertli bir Anadolu türküsünü dillendiren ıslığına rüzgâr eşlik ediyor.  

Kar taneciklerini çukurlara  süpüren rüzgâr…

Bıyığı buz tutmuş yaşlı bir adam, sararmış parmaklarıyla tütün sarıyor.

Kasketi yana kaymış…

Beresinin içinde kaybolmuş minik bir kız çocuğu, buzlu yolda düşmemek için babaannesinin morarmış ellerine tutunuyor.

Yüzyıllık işlerde yorgun düşmüş eller…

0
0
0
s2sdefault

  

Mezra köyünün dinmeyen acısı Ali Ekber Demirbilek (1962-22 Temmuz 1983)
Mezra köyünün dinmeyen acısı Ali Ekber Demirbilek (1962-22 Temmuz 1983)

 

22 Temmuz 1983…  Pülümür’de hayvancılık yapan aileler yaylalarda.  

Mezra ve Akdik köylüleri Keşiş yaylasında. Akdik/Şihanlılar ise Kır'da (Kırx).

Kadınlar yaylada, erkekler köyde işbaşı yapıyor.

Tarlalardan orak ve tırpan sesleri yayılıyor. 

Mavi şeritli beyaz mendiliyle terini silen yaşlı bir köylü, Pişi Deresi’nin soğuk suyuyla ferahlıyor.

Cuma günü…

İkindi vakti… 

Mezra köyünde silahlar patlar. Sürek Mahallesi’nde patlayan silahlar, köylüleri tedirgin eder.  Silah seslerinin duyulmasından kısa bir süre sonra acı haber gelir:

Ali Ekber Demirbilek öldürülmüş!

Mezralı Ali Ekber Demirbilek’in (1962-1983) yolunu kesen teröristler, yirmi bir yaşındaki genci, evinin yakınında traktöründen indirerek kurşun yağmuruna tutmuştur.  Ali Ekber, Kırmızıköprü Sağlık Ocağına kaldırılır. Doktor Alp Alaluf, yaralı gencin yaşamını yitirdiğini belirler.

0
0
0
s2sdefault

 

Gülizar Özkaynar (gelinlikli), teyzesinin kızı Sevim Sert’le birlikte, 1976 yılı (On altısında bir gelin)
Gülüzar Özkaynar (gelinlikli), teyzesinin kızı Sevim Sert’le birlikte, 1976 yılı (On altısında bir gelin)

Sakine ve İbrahim Özdemir (1927-1995)   çiftinin bir kız çocuğu doğduğunda takvim yaprakları 14 Nisan 1961’i gösteriyordu. Günlerden cumaydı. Bilecik’te dünyaya gelen bebeğe ad verme töreni birkaç dakika sürdü. Minik bebeği kucağına alan bir yakını aynı ifadeyi üç kez üst üste tekrarladı:

Senin hayırlı adın Gülüzar olsun…

Kara yollarında çalışan İbrahim Bey, küçük kızını kucağına aldığında Bilecik’in nüfusu  145 bin 699’du.  Kent, zengin orman varlığına sahipti. Aile, o yıllarda mermer ocaklarının istilasına uğramayan yeşil kentte huzur içinde yaşıyordu.

 

ÖZDEMİR AİLESİ OVACIK’A YERLEŞİYOR

Özdemir ailesi, Gülüzar’ın doğumundan iki yıl sonra Ovacık Yalmanlar (Lertıg/Lertik) köyüne döner. Yalmanlar, bulutlara yoldaş köylerden. Bin 800 rakımlı köydeki evlerin tamamı toprak damlı. Yalmanlar’ın, soğuk ve uzun kış günlerinde dünyayla bağlantısı kesilir. Çok sayıda dağınık yerleşim biriminden oluşan köyün elektriği, yolu ve suyu yoktur. Yaklaşık otuz haneli köyde ilkokul dışında betonarme bina bulunmamaktadır.

Yalmanlar, 1983’te yola kavuşan ender köylerimizdendir.

Köyde,  yol yapıldıktan sonra,  1983’te, Ali Kerpiç ve Veli Geçit’in ortaklaşa işlettiği bakkal açılmıştır.

 

OVACIK YALMANLAR KÖYÜ

Özdemir ailesinin 1963’te yerleştiği Yalmanlar köyü, Tunceli Ovacık’a bağlı.  Nazıku, Tahtu, Mazra Xuy, Barge, Vere Dıze, Dewa Pile, Mazra Hesıku, Dere Zeri, Arekiye, Mazra Keçelu,   Mazrakoy. Mağalasür, Çetu. mezralarından oluşan köyün en önemli geçim kaynağı, hayvancılık. Yalmanlar, köyden kente göçün başlamadığı yıllarda oldukça canlı. Tablo 1’den de anlaşılacağı gibi, köy nüfusu 1970’ten itibaren azalmış. Nüfusun azalmasında ekonomik ve sosyal nedenlerin belirleyici olduğu belirtiliyor. Yalmanlar köyü, 1994 yılında, bölgede yaşanan terör olayları gerekçe gösterilerek tamamen boşaltılmış.

İsmail Taze, Suna Tavan, Mehmet Dolu, Hasan Yıldız, Haydar Yıldız, Zeynel Tezik ve  Mustafa Atik, köyü en son terk edenlerden. 

0
0
0
s2sdefault