Körfez Yavuz Sultan Selim Mahallesi'nde rantçılara meydan okuyan ceviz ağacı (Tarumar  edilen bir kentte ayakta kalmanın haklı gururu)
Körfez Yavuz Sultan Selim Mahallesi'nde rantçılara meydan okuyan ceviz ağacı (Tarumar edilen bir kentte ayakta kalmanın haklı gururu)

Bir kent ranta kurban edilirken ayakta kalmayı başaran güzellikler vardır. Körfez Yavuz Sultan Selim Mahallesi’nin ortasından geçen Ağadere’nin kıyısındaki ceviz ağacı da bunlardan biridir. Körfez Yavuz Selim İlkokulunun minik öğrencilerinin hemen her sabah yanından geçtiği ağaç, tarumar edilen bir kıyı kentinde ayakta kalmanın haklı gururunu yaşıyor. Bir öğle sonrası ceviz ağacının gövdesine yaslanıyorum. Yapraklarına-meyvelerine dokunuyor,  gövdesini kucaklıyorum.  Dallarından yayılan kuş cıvıltılarını yüreğime dolduruyorum.  Kulağım yaprak hışırtısında, küçük bir esintiyle  çarpıyor yüreğim. Cevizin o tanıdık kokusunu içime çekiyorum.

Ceviz, çocukluğumun anılarda kalan aşkıdır.

Büyük aşkıma kavuşuyorum.

Köyümdeki ceviz ağaçları  sincaba, ağaçkakana, serçeye kucak açar, biz çocukları bağrına basardı. Cevizin yaydığı sülfürün ozon tabakasını yenilediğini o zaman bilmezdik. Dayım Müdür Ağa’nın yüzyıllık ceviz ağacının gölgesi köydeki tüm çocuklara yeterdi.  Çocukluğumuzun o dev ağacı, kovuğunda dört  mevsim barındırdığı sincapları ele vermezdi. Cebimizde minik çakılar, cevizin tepesine çıkardık. Elips biçimindeki yeşil kabuklu cevizi bir ucundan oyar, henüz olgunlaşmamış içini yerdik. Böylece sincapları taklit ederdik. Çocukluğumuzun bu zamansız hasadında peşimize düşen, bizi kovalayan  olmazdı. Yeşil kabuklar zamanla ellerimizi  karartırdı.

0
0
0
s2sdefault
Okmeydanı Piyalepaşa Mahallesi'nde çarpık kentleşmeye direnen ıhlamur
Okmeydanı Piyalepaşa Mahallesi'nde çarpık kentleşmeye direnen ıhlamur

Ihlamur, soğuk kış günlerini ısıtan muhabbettir. Karda boranda sobada demlenen dostluktur.  Soğuk algınlığı, öksürük ve yüksek ateşle başa çıkmanın reçetesiz ilacıdır. Ihlamur ağacı, sıcak yaz günlerinde perdeyi havalandıran rüzgârdır. Okmeydanı Piyalepaşa Mahallesi Çınarlı Sokak’ta, kim bilir kaç yıl önce Sivaslı Bayram’ın diktiği ıhlamur Okmeydanı’na hapsedilemeyen sevinçtir. Bayram’ın bahçesinde boy verdiğinde çok katlı yapılardan eser yoktu. Mahalledeki müstakil evler çevre dostuydu. Çarpık kentleşmeyle birlikte etrafı yapılarla kuşatıldı. İnsanlar gibi, onun da soluğu kesilmiş, güneşi çalınmış. Dört bir yanı bina artık.

0
0
0
s2sdefault

 

Derince Yenikent Aska Sitesinin batısındaki parkta yakılan masa, 23.01.2018 (Kime ne zararımız var be amca!)
Derince Yenikent Aska Sitesinin batısındaki parkta yakılan masa, 23 Ocak 2018 (Kime ne zararımız var be amca!)

Bir insan oturduğu sıraya, kullandığı masaya niçin zarar verir? Üzerinde yemek yediği masaya adını kazıyarak ölümsüzleşen fanilerimizle dünyaya meydan okuyabiliriz.  Yeme içme gibi, oturmanın da  adabı var. Nasıl oturulur, nasıl kalkılır, misafir nasıl ağırlanır bu ve benzer davranışlar sadece okullarda kazandırılmaz. İnsan gözünü dünyaya açtığı evde, oyun oynadığı parkta,  büyüdüğü mahallede, okuduğu okulda farkına varmadan bu davranışları içselleştirir. Yasa ve yönetmeliklerde temel görgü kurallarıyla ilgili herhangi bir hüküm yer almaz. Çizgili pijamayla sokağa çıkmak, atletle balkon sefası yapmak, lokantada burun karıştırmak, yemek tezgâhının başında tıraş olmak vb. davranışlar, hukuken suç niteliği taşımasa da toplumsal kabul görmez. 

0
0
0
s2sdefault