Hüseyin Canpolat (21 Ekim 2020)
Hüseyin Canpolat (21 Ekim 2020)

Doğuda  güneş erken doğar. Bölge insanı, yatakta güneşe yakalanmayı âdeta ayıp sayar.  Güneş, karlı dağların doruğunu aydınlatmaya başlar başlamaz yataktan kalkılır. Pencerelerden, kapı aralıklarından,  duvar çatlaklarından içeriye süzülen güneş ışınları, yöre insanı için mesai saatinin habercisidir. Güneşle birlikte uyanmayanların yatağında ‘Şeytan’ izi sürmenin nedeni, tembelliğe duyulan tepkidir.

Hüseyin Canpolat, Pülümür Mezra köyünde, güneşi erkenden karşılayanların yarattığı bir kültürel iklimin yüz akıdır. Onun doğuya bakan pencerelerinden odaya dolan aydınlık,  çalışkanlık ve üretkenliği besleyen büyük güç kaynağıdır.

21 Ekim’de, Pülümür Vadisi’ni kuşatan yağmur bulutlarıyla birlikte onun Mezra köyündeki evine doğru ilerliyorum.  Gökçekonak, Doğanköy, Beğendik, Efeağılı,  Çatalyaka ve  Salördek köylerini kaplayan bulutlar, doğudan batıya hızla yayılıyor.

Kırmızıköprü-Mezra yolunda bulutlarla yarış hâlindeyim.  

Kırmızıköprü’den, Mezra’nın Sürek Mahallesi’ne yürüyerek gidiyorum.

Mezra’da, Akkılıç ailesinin evinin yanından geçerken gözlerim Ali Akkılıç’ı arıyor. Yaşı doksana dayanmış bu çalışkan insanın varlığıyla ferahlıyorum.    

0
0
0
s2sdefault
KYK Yalova Kız Yurdunun bacasından yükselen duman çevreyi kirletiyor (Doğalgaz faturası cep yakıyor!)
KYK Yalova Kız Öğrenci Yurdunun bacasından yükselen duman çevreyi kirletiyor (Doğalgaz faturası cep yakıyor!)

Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK)na bağlı Yalova Kız Öğrenci Yurdunun bacasından yükselen duman, Yalova’yı kirletiyor. Yalova Dere Mahallesi Mine Sokak’taki  beş katlı yurt, kömürle ısıtılıyor! Yurdun bacasından havaya yayılan  duman, Dere Mahallesi’nin nefesini kesiyor. Dere Mahallesi sakinleri,   dumanı ve tozdan dolayı, belli saatlerde balkonlara çamaşır asamıyor.  

0
0
0
s2sdefault
Otlukbeli Boğazlı köyünden Mehmet (Çavuş) Dağıstan
Otlukbeli Boğazlı köyünden Mehmet (Çavuş) Dağıstan

12  Aralık 1988’de, Çayırlı’dan bir otomobile atlayıp Boğazlı köyüne gitmiştim. Bagajda annemin hazırladığı yatak, üst baş ve Kahraman Bakkaliyesinden (Nazım Kahraman) aldığım öteberi  vardı. O zaman Otlukbeli beldeydi. Otlukbeli ve çevre köylerin resmî işleri Çayırlı ilçesinde yürütülürdü.  İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde işlerimi hallettikten sonra köy yoluna düşmüştüm…

Henüz 22 yaşındaydım… 

Hava çok soğuktu…

Köye akşamüzeri vardım. İki odalı köy lojmanına eşyamı bırakır bırakmaz köylüler koluma girdi. Kendimi  sıcacık bir evde buldum.  Sac sobada  tezek yanıyordu. Sedirin üzerinde, çoğu bağdaş kurmuş, köylülerle kucaklaştık.

Özlem duyduğum insan sıcaklığına kavuşmuştum.

Belleğimi yokluyorum, acaba o gün kimin evine konuk olmuştum? Yanılmıyorsam, Karyağdı’ların eviydi. O gün gençler bir araya gelmiş olmalıydı. Onların dostluk ve kardeşlik ilişkileriyle köye bahar gelmişti.

0
0
0
s2sdefault