Erzincan Girlevik köyü (Üretkenlik ve çalışkanlığın verdiği mutluluk)
Erzincan Girlevik köyü (Üretkenlik ve çalışkanlığın verdiği mutluluk)

Yan yana iki gelincik… Bahardan ödünç alınmış günün tadını çıkarıyorlar. Birbirine minik bir çocuk eli mesafesindeki gelinciklerin yanına uzanıyorum. Dokununca çukurlaşan pamuk eller…   

Bir köylü, omzunda küreği, tarlasını suluyor. Ayağında çizme, ağzında sigara, tasasız…  Ağır ağır atıyor adımlarını. Rüzgâr köyün sessizliğini bozuyor.  Sararmaya yeni başlamış buğday başakları, sarıçiçek denizi, söğüt, kavak, ceviz, alıç, erik, elma, armut ağaçları hareketleniyor. Pembe çiçekleriyle umudu besleyen kuşburnu, akasya, yapraklarından bal damlayan mamuh da  canlanıyor.

Bir de gelincikler…

Gelinciklerle yanak yanağayız şimdi. Gelincikler sevgi üretir. Sevgiyle çoğalır çiçekler. Beşikdüzü yaylasında yanaklarına rüzgârın öpücük kondurduğu çocuğun minik eli elimde.

0
0
0
s2sdefault
Kamber Canerik (1912-2005) ve eşi Mercan Canerik (1926-2014)
Kamber Canerik (1912-2005) ve eşi Mercan Canerik (1926-2014) Fotoğraf: Aile arşivi

1938-1948 yıllarını Yozgat Sorgun Peyniryemez köyünde geçiren  Kamber (Çavuş)  Canerik (1912-2005), ailesiyle birlikte, 1948 yazında  Pülümür Mezra köyüne döner.  Kamber Canerik, eşi Mercan Canerik (1926-2014), oğlu Ali Canerik (1948-2015),  katledilen ağabeyi Bako Canerik’in (Baki, ?-1938) çocukları Kıymet (1930), Hıdır (1934) ve İbrahim’le (1936) birlikte köye dönmüş, ev olmadığı için bir süre açıkta kalmıştır. Bako’nun eşi Hatice Canerik (1894-1948), yaşadığı acılarla birlikte, 54 yaşında, Peyniryemez toprağına emanet edilmiştir. Peyniryemez köyündeyken Hıdır Aslan’la (1916-1987) evlenen Gülüzar Aslan (1928-2006), Salördek köyüne yerleşir. Mezra’da yıkıntılardan başka bir şey kalmamış,  köydeki tüm  evler harabeye dönmüştür. Barınacak ev arayışına giren aile eşyasını Komel olarak adlandırılan  çayıra bırakır. Yaban armutlarının topluca bulunduğu bu yeşil alanda meşe dallarından bir yayla evi yapılır. Salördek (Saldag, Kewl), Göl mezrası (Gole), Çatalyaka (Denzeg) köylüleri, yayla amacıyla,  Komel’e gelmiştir. Kamber Canerik, Mezra’da, sürgün dönüşü evini ilk yaptıranlardandır. Evini tamamlamak için elini çabuk tutan köylülerden biri de Çanakkale Biga Kozçeşme köyünden  Mezra’ya  dönen  Koca Hıdır Akkılıç’tır (1923-1998).

Soldan sağa Ali Canerik (1948-2015), Kamber Canerik ve Mercan Canerik
Soldan sağa Ali Canerik (1948-2015), Kamber Canerik ve Mercan Canerik 
0
0
0
s2sdefault
Hüseyin Kılıç, Hıdır Sadıkoğlu (Müdürağa) ve Hüseyin Sadıkoğlu
Hüseyin Kılıç (1925), Hıdır Sadıkoğlu (Müdürağa, 1919-2002) ve Hüseyin Sadıkoğlu (1929-2001)
 
Hıdır Sadıkoğlu (Müdürağa) ve kardeşi Hüseyin Sadıkoğlu
Hıdır Sadıkoğlu (Müdürağa, 1919-2002) ve kardeşi Hüseyin Sadıkoğlu (1929-2001)

Pülümür… Arap Kızı’nın doğurduğu, Arap Kızı’nı doğuran kent… Arap Kızı Dağı’nın koynunda tatlı bir uyku ya da… Pülümürlüler, Arap Kızı’yla dalar uykuya. Şafak vakti Arap Kızı’nı öpen güneş, Pülümür için uyanma vaktini bildirir.

Bir değirmenler kentidir, Pülümür… Sıcak un kokan, üzerine un kokusu sinmiş bir değirmenler kenti… Ağır değirmen taşlarının altında öğütülen buğday taneleri, gururlu ve başı dik insanların övünç kaynağı… Bir zamanlar karasabanla sürülen topraklarda boy veren buğday başakları,  zorluklara meydan okuyan köylülerin haklı gururu…  Değirmenlerden dağ başındaki köylere katır sırtında taşınan un, zorlu kış koşullarını güven içinde atlatmanın biricik yolu…  

Azrail,  ambarını unla, samanlığını otla dolduranların kapısını kışın çalmayı aklından geçirmez.

Pülümür Arap Kızı Dağı (Pülümürlülere sabah öpücüğü)
Pülümür Arap Kızı Dağı (Pülümürlülere sabah öpücüğü)

Arap Kızı'nın koynundaki kent, su değirmenleri cennetidir… Kilometrelerce uzunluktaki arklarda günlerce ter döken işçilerden birçoğu sonsuzluğa uğurlanmış. Bazı değirmenlere uzaklardan su getiren isimsiz kahramanlar Pülümürlülerin yüreğine gömülü. Değirmen arklarının bazıları, elde kazma kürek çalışan işçilerin anılarıyla birlikte toprağa karışmış.

Değirmen suyu gururla akar. Değirmen çarkına dökülen su mutluluktur.  Çarkı çeviren su görevini tamamladığında köpürerek değirmene veda eder. Üretimin bir parçası olan su, mutluluğunu köpürerek  dışa vurur.  Değirmene sevinçle koşan su, sevinç içinde yoluna devam eder. İnsanı kirden pastan arındıran su,  üretim sürecine omuz vererek kendini de arıtır.

0
0
0
s2sdefault