Yalova Gazipaşa Caddesi'ne paralel uzanan sahil (Yalovalıların yolunu gözlüyor)
Yalova Gazipaşa Caddesi'ne paralel uzanan sahil (Yalovalıların yolunu gözlüyor)

Koronavirüsle mücadele kapsamında Yalova’daki sahiller halka kapatıldı. Yalova, Çiftlikköy, Taşköprü, Tavşanaltı, Altınova, Koruköy, Çınarcık, Esenköy, Armutlu, Büyükkumla, Küçükkumla, Kapaklı, Fıstıklı, Narlı, Yenimahalle, Kadıköy, Gökçedere, Termal ve  Üvezpınar sahilleri  salgınla mücadeleden dolayı bir aydır kapalı.

Sahillerin halka kapatılmasıyla, sosyal mesafenin korunması amaçlanıyor. İstanbul sahillerinde özellikle hafta sonları yoğunlaşan piknikler,  salgın riskini artıran etkenlerden. Sahiller kapalı, ama kentlerin işlek caddeleri oldukça hareketli.  Bu durumda, virüsün yayılmasında sahiller mi yoksa işlek cadde ve sokaklar mı daha riskli, sorusu akla geliyor.

2019 verilerine göre, Yalova’da 270 bin 976 vatandaş yaşıyor. Bunlardan 32 bin 96’sını  65 yaş ve üzeri olanlar oluşturuyor. Bu sayı, Yalova nüfusunun %  11,84’üne denk geliyor. Yalova’da yaşayan 32 bin 96 vatandaştan kaçının tek başına yaşadığına ilişkin elimizde herhangi bir veri bulunmuyor. 65 yaş ve üzeri vatandaşlar, 21 Mart’tan bu yana evden dışarı çıkamıyor. Salgınla mücadelede yalıtımın etkisi bilinmekle birlikte 34 gündür evlerinden dışarı çıkamayan vatandaşların beden ve ruh sağlığının korunması konusunda bazı adımların atılması gerektiği değerlendiriliyor.

0
0
0
s2sdefault
TBMM'de şekerleme yaparak 'bonus' kazanmak
TBMM'de şekerleme yaparak 'bonus' kazanmak

Ellili yaşlarda… Siyasi bir geçmişi yok. Parasına güvenerek aday olmuş. Para, kilitli tüm kapıları açan sihirli bir çilingirdir. 24 Haziran 2018’de liste başı yapılınca isyan çıkıyor.  Yıllardır siyaset koridorlarında mekik dokuyan, çekirdekten yetişme siyasetçiler adaylığına tepki gösteriyor. Onlar, önümüzdeki dönem sizi aday göstereceğiz, sözüyle yatıştırılıyor. Daha o zaman kimin liste başı yapılacağı belirleniyor!   Birkaç ay sonra TBMM’de iki yılını dolduracak. TBMM’deki çalışmalarına bakıyoruz. Türkiye’nin aydınlık bir kentinden seçilen vekil, bu iki yılda acaba hangi çalışmalara imza atmış? TBMM’ye kaç soru önergesi vermiş? Seçildiği kentin hangi sorunlarına kafa yormuş? Türkiye’nin aydınlık ilinde yaşanan sorunlara ne gibi çözümler üretmiş?

23 Nisan 2020 itibariyle, TBMM’ye toplam 28 soru önergesi vermiş. Bu önergelerden çoğu yanlış başvurudan dolayı geri çevrilmiş. Söz gelimi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yöneltilmesi gereken soru Hazine ve Maliye Bakanlığına,  Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yanıtlaması gereken soru ise  Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığına yöneltilmiş.

Vekilin siyasi  geçmişi ve birikimini bir yana bırakıyoruz. Seçilmeden önce ne iş yapmış, nelerle uğraşmış, merak ediyoruz. Kayıtlardan, vekilin, bir ticaret erbabı olduğunu öğreniyoruz. Ticaretle uğraşmak ayıp değil, ancak bir tüccarın işini gücünü bırakıp TBMM’ye girmesi aydınlatılmaya muhtaç. Partinin, büyük aydın birikimine sahip kentte bir tüccarı niçin aday gösterdiğini anlamak zor.

Vekil, TBMM’ye giderken, geride  turistik oteller bırakıyor. Bol yıldızlı oteller… Seçimden önce bedava ikramlarla anılan oteller… Makarnacıları eleştiren, aşağılayan ‘modern’ siyaset esnafı, taraftarlarına, otel yemekhanesinin kapılarını açıyor. Seçim çalışmalarına bedava yemeğin kokusu karışıyor.  Otelci, seçimin ardından otellere veda edemiyor.  Seçildikten sonra otellerden elini çekmiyor/çekemiyor. Ankara’daki vekilin aklı fikri otellerde… Başını yastığa koyduğunda o gece kaç kişi konaklamış, kaç lira kazanılmış, turist kafilesi gelmiş mi sorularından başka bir şey aklına gelmez olmuş.  Otel, para demek.  Paradan vazgeçemiyor. Para, sineklerin üşüştüğü  tatlı bir sıvıya benzetilebilir. Bazı sinekler çinkosu kazınmış kâselerdeki tatlı sıvı içinde boğulurken bazıları yeni tatlı arayışına girer.

Vekil Ankara’da, aklı otellerde… Memleketin doğası talan edilirken TBMM’ye arazilerle ilgili  soru önergesi veriyor. İlk başta seviniyor insan, vekil kamu arazilerine sahip çıkıyor, diye. Önergeyi okuduğunuzda hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Vekil,  2/B arazilerini hemşehrilerimize ne zaman satacaksınız, diye soruyor! Soruyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Hazine ve Maliye Bakanlığına yöneltiyor! Kamu arazilerini üç kuruşa  niçin talan ediyorsunuz, sorusu akla gelmiyor!

Yağmalanan hazine arazilerinden pay isteyenlerin gönlünü hoş tutmak gerek!

0
0
0
s2sdefault

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi (Salgın koşullarında kapısına kilit vurulan 96 Tıp Fakültesinden sadece biri)
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi (Salgın koşullarında kapısına kilit vurulan 96 Tıp Fakültesinden sadece biri)

Kocaeli, Sakarya ve Yalova, 1999-2000 eğitim ve öğrenim yılına sancılı girer. 17 Ağustos Marmara Depremi, bölgede  büyük yıkıma yol açmış. Resmî verilere göre 17 bin 480 vatandaş yaşamını yitirmiş, 23 bin 781 vatandaş ise yaralanmış. Depremden iki hafta sonra ilk ve ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmenlerin güz dönemi seminerleri başlar.  Seminer çalışmalarının yapıldığı okullardan biri de Kocaeli Derince Sırrıpaşa Mahallesi Ok Sokak’taki  Derince (Pakmaya) Huriye Pak İlköğretim Okuludur.  

Kapalı alanlarda seminer çalışması yapılmaz.

Derince (Pakmaya) Huriye Pak İlköğretim Okulu   kadrosu sahaya iner.

Memur Şenay Paksoy ile Müdür Yardımcısı Ruhi Sayın, öğrenci kayıtları için kolları sıvar. Öğrenci kayıtları, okul bahçesindeki  tek katlı lojmanın önünde yan yana konulan  öğrenci sıralarının üzerinde yapılır. Okulda, depremi tembellik için ‘fırsat’a çevirmeyi  düşünen olmaz.  

Yöneticiler ve öğretmenler yaşamın normalleştirilmesi için çaba gösterir.  

Derince (Pakmaya) Huriye Pak İlköğretim Okulunun yönetici, öğretmen ve yardımcı hizmetler personeli görev başındadır.  Okul Müdürü Musa Güngör, seminer dönemini yaraların kapanması için değerlendirmeye çalışır.  Derince (Pakmaya) Huriye Pak İlköğretim Okulu öğretmenleri, okula gelen giyim yardımını düzenler.  Yardım malzemeleri dağıtıma hazır hâle getirilir, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılır.

Sırrıpaşa Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar ziyaret edilir,  ihtiyaçlar belirlenmeye çalışılır.

0
0
0
s2sdefault