Öğretmen Dünyası, Aralık 2019, Sayı: 480 (Öğretmen Dünyası'nın son sayısı)
Öğretmen Dünyası, Aralık 2019, Sayı: 480 (Öğretmen Dünyası'nın son sayısı)

Öğretmen Dünyası, 40 yaşında okurlarına veda ediyor.  Saçı başı ağarmış öğretmenlerin,  eli kalem tutan aydınların, Eğitim Fakültelerinde okuyan genç öğretmen adaylarının, eğitime adanmış gönül insanlarının içini burkan bir vedadır bu. Günlük plan defteri ve dergiyle okul yoluna düşen, bugün çoğu emekli, öğretmenler için kabullenmesi güç bir durum.

Gözler, öğretmen masalarından eksilen dergiyi arayacak.

Öğretmen Dünyası, Ocak 1980’de yayın yaşamına başladı. Kış mevsiminde çıkan dergi, elektriksiz köylerde görev yapan öğretmenlere ışık oldu. Birçok köy öğretmeni, gaz lambasının ışığında okuduğu dergiyle stajını tamamlamıştır. Öğretmenlerin aklı ve yüreğiyle aydınlanan dergi, öğretmenlere yön göstermiş, aydınlatmıştır. Öğretmen Dünyası’nın temel başarısı, sahadan, yani öğretmen ve öğrencilerden beslenmesidir.

Dergiden beslenen okurlar, dergiyi beslemiştir.

Öğretmen Dünyası, ayakları Türkiye’ye basan, kendi öz kaynaklarıyla yaşamını sürdüren bir yayın organıdır. Dergi, uzun süre varlığını sürdürmesini buna borçludur. Türkiye’ye borçlu bir dergi olarak doğan Öğretmen Dünyası, yaşamını Türkiye’ye adayarak borcunu ödemiştir.  40 yıllık yayın yaşamında başını öne eğecek, utandıracak, yüzünü kızartacak bir lekeye rastlanmaması, halkçı eğitim davasının neferleri için gurur vericidir. Öğretmen Dünyası’nın halka veremeyeceği bir hesabı, gizlisi saklısı yoktur. Derginin iç toplantılarında görüşülen konular,  öğretmen odalarında rahatlıkla konuşulacak türdendir. 

0
0
0
s2sdefault

 

Erzincan Buğday Meydanı
Erzincan Buğday Meydanı

1906 yılında Erzincan’dan ayrılan Erzincan Askeri Rüştiyesi öğrencisi Fikret,  kentte geçirdiği son geceyle ilgili  duygu ve düşüncelerini şöyle ifade eder:

“Erzincan’da son gecem bu. … Yürüyorum. Taze ekmek kokuları geliyor burnuma. Çarşı fırınları çoktan ateşlerini yakmış, has undan ekmekler pişiriyorlar az sonra uyanacak Erzincan halkı için. Şafak az sonra sökecek demektir bu. Doğacak günün Pazar olduğunu anımsıyorum. Haftalık pazar kurulacak yine Buğday Meydanı’na. Cıvır cıvır  sesler evimizin içine  dolacak  hava kararıncaya dek. Ama ben duymayacağım. Kalabalığı da görmeyeceğim. Geleceğin bana neler hazırladığını bilmeden, İstanbul’a gitmek üzere ayrılacağım doğup büyüdüğüm şehirden…. Erzincan’a mihman olduğum son geceydi bu. O da bitti.” (Selma Fındıklı, Saray Meydanı’nda Son Gece, s. 7,  12, 34, 35).

Fikret’in çocukluğunda, Buğday Meydanı’nda Pazar günleri pazar kurulurdu. Fikret’in pazara yakın iki katlı evi  o gün cıvıl cıvıl olurdu. Fikret, Erzincan’a,  Buğday Meydanı’nın o şanslı evini bırakarak veda etmiştir. Buğday Meydanı’nın cıvıltısı, Fikret’i İstanbul’a kaptıran evin tek tesellisi olmuştur.   

28 Ekim’de, yazı aratmayan bir günde, Buğday Meydanı’ndayız. Şimdi haftanın ilk günü, yani Pazartesi günü kuruluyor pazar. Meydanda, anne-babasını çocuk yaşta kaybeden Fikret’in izini sürüyoruz. Aradan 113 yıl geçmiş! Fikret, pazar kurulmadan önce yola çıkmıştı. O sabah kurulan pazardan eve yayılan sevince ortak olamamıştı. Erzincan’da has undan yapılan taze ekmek kokusunu içine çekememişti. Onun 113 yıl önce veda ettiği Buğday Meydanı’nda bugün unutulduğu düşünülen sıcak ekmek kokusunu içimize çekiyoruz.

0
0
0
s2sdefault
Seferoğulları yeni sezona sandalyesiz çıkacak!
Seferoğulları yeni sezona sandalyesiz çıkacak!

Yeşil Vadi” kavgası Yalova’ya taşındı! Seferoğulları ile Tellioğulları’nı çatışmanın eşiğine getiren Yeşil Vadi  mücadelesi, Yalova sahilinde devam ediyor. Mütekait devlet memurlarının volta attığı sahilde yan yana yer alan üç kafe, sinema sahnelerinin heyecan verici Yeşil Vadi kavgasının fitilini yeniden ateşledi.

Yalova sahilinde Seferoğulları, Tellioğulları ve Yeşil Vadi adında üç kafe yer alıyor. Kafeler, birbirine kırk elli metre mesafede.  Yalova Ale Şemsettin Köprüsünden batıya doğru yüründüğünde Seferoğulları, Tellioğulları ve Yeşil Vadi kafelerinin önünden geçiliyor.

Kafeler doğudan batıya doğru alfabetik olarak sıralanmış.

Yeşil Vadi için çatışan bu ezeli rakipler nasıl olur da bir arada yaşayabilir?

Darısı diğer rakiplerin başına!

Seferoğulları  ile Tellioğullarının nabız atışları, Yeşil Vadide duyuluyor.

Yeşil Vadi, iki ezeli rakipten daha güvenli. Önündeki yaşlı zeytin ağaçlarından biri zincire vurulmuş. Sök sökebilirsen!  Zeytin ağaçlarını kucaklayıp götürmek, nerdeyse imkânsız. Lokanta-kafenin girişindeki heybetli kavak ağacını kökünden söküp götürebilecek bir babayiğide rastlayana aşk olsun!

Yeşil Vadi güvenli, ama  ezeli rakipler Seferoğulları  ile Tellioğlularının durumu pek  iç açıcı değil.

0
0
0
s2sdefault