İbrahim Pekin (1938) ve eşi Cezair Pekin (1941). Fotoğraf: Hüseyin Dalkılıç arşivi
İbrahim Pekin (1938) ve eşi Cezair Pekin (1941). Fotoğraf: Hüseyin Dalkılıç arşivi

Yan yana iki  fotoğraf…  İlki 1980’li yılların başında çekilmiş olmalı.  İbrahim ve Cezair Pekin,      50’sine henüz  adım atmamış mutlu çift.

Yüzü gülüyor annenin, baba biraz mahcup.

Anne ve babanın mutlu yılları…

Baba, anne karnında tanışmış sürgünle. 1938’de, Çorum’da açmış gözlerini.  Dedesi  Mezralı İbiş Ağa (İbiş Fırat), Ferhat Ağa’nın oğlu, 40’ında ya var ya yok, kimseye yan bakmamış, çalıp çırpmamış. 

Güneş,  Arapkızı’nı öpmeden yıldızlara kavuşmuş.

Beser Hanım,  babası İbiş Ağa, amcaları Hıdır ve  Hüseyin’in acısına ancak  iki yıl dayanabilmiş. 

Çorum, iki yaşındaki İbrahim’i, Fatma’yı, Ali’yi (Ali Hıdır) ve  Fadime’yi  annesiz bırakmış. 

Toprağa karışmış, Beser,

Baş ucunda bir mezar taşı bile yok.

0
0
0
s2sdefault
Öğretmen Sıtkı Ay, Mart 1982’de Pülümür Akdik (Köyü) İlkokuluna atanmış,  bir ay sonra, maaşı bile ödenmeden meslekten uzaklaştırılmıştı.
Öğretmen Sıtkı Ay, Mart 1982’de Pülümür Akdik (Köyü) İlkokuluna atanmış, bir ay sonra, maaşı bile ödenmeden meslekten uzaklaştırılmıştı.

 

Sıtkı Ay, Elazığ İlköğretmen Okulunu bitirdiğinde 26 yaşındaydı.  1940 yılında Muş’ta dünyaya gözlerini açan  genç öğretmenin ilk görev yeri, Sivas’tı.

26 yaşında başladığı meslek yaşamını Sivas, İstanbul, Muş, Diyarbakır, Tunceli ve Bursa illerinde sürdürdü.  

12 Eylül 1980 Darbesi gerçekleştirildiğinde, Diyarbakır’da görevliydi.  ‘Huzur ve sükûn’u sağlama iddiasındaki darbeciler, Gladyo’nun yönettiği kardeş kavgasının faturasını aydınlara keser.

Aydınlara karşı  sürek avı başlatılır.

Ülkenin dört bir yanında âdeta terör estirilir.

Ülkede yaratılan şiddet ortamından en çok etkilenenlerin başında, öğretmenler gelir. Öğretmen Sıtkı Ay da onlardan biridir. O tarihte henüz 40 yaşında olan öğretmen için zor günler başlar.

0
0
0
s2sdefault
Halk Ozanı Ali Cemal Çetinkaya, ailesiyle bir arada.
Halk Ozanı Ali Cemal Çetinkaya, ailesiyle bir arada.

 

Halk ozanlarıyla sıcak bağlar kuran Hüseyin Dalkılıç, Âşık Ali Cemal Çetinkaya’nın ölüm yıl dönümünü hatırlatıyor:

“Büyük ozanımızı unutmayalım!”

Âşık Ali Cemal Çetinkaya’yı, 8 yıl önce bugün sonsuzluğa uğurlamıştık.  4 Ocak 2016’da aramızdan ayrılan ozanın yaşamı,  zorluklarla mücadele içinde geçti. Genç kuşakların birçoğu için anlaşılması güç zorluklar, sanatçının kişiliğine ve sanat yaşamına damgasını vurmuştu.

Âşık Ali Cemal Çetinkaya,   Mazgirt’in Gelinpınar (Şomi) köyünde  toprak damlı bir evde dünyaya geldi. Kalabalık bir ailede gözlerini açmıştı.  Aydınlık muhabiri   Hasan Yıldız, 1979 yılında kendisiyle görüştüğünde, yaşam öyküsünü şöyle özetlemişti:

"Anam Temmuz ayının ortalarında, öğlen sıcağında, tarlada ekin  biçerken dünyaya getirmiş beni. Mazgirt'in Dedvan*  yöresinde, 1940 yılında doğmuşum, Ailemiz 40 nüfuslu bir aileydi. O zamanlar ağa maiyetinde çalışıyorduk. Ben kendimi bilir bir yaşa gelince. ailemiz bölündü ve altı eve ayrıldı."

0
0
0
s2sdefault