
Hüseyin Canerik
Pülümür değerli bir evladını, Hüseyin Düzgün’ü sonsuzluğa uğurladı. Çocukluğu Beğendik köyünde geçti. Salördek Deresi, meşe ormanları, yaylalar, Pülümür Çayı’nda yan yatan balıklar ve Kırmızıköprü, onun belleğinde iz bırakan memleket sevdasıydı.

Efeağılı köyünden Munzur Şanlı’nın torunu, Hüseyin (Ali) Şanlı’nın yeğeniydi.
Doğa tutkunuydu. Çıplak ayaklarıyla çıktığı doğa yürüyüşlerinde kayıp sevgilerin izini sürdü.

Emekli Öğretmen Hüseyin Düzgün, Türk Halk Müziği sanatçısıydı. Bağlama ustası sanatçı, alanında çok sayıda öğrenci yetiştirdi. THM korolarında şeflik yaptı. Mütevazı kişiliğiyle örnek oldu. Parayla pulla işi olmayan eğitimcilerimizdendi. “Bir lokma bir hırka” yaşam felsefesini içselleştiren sanatçılarımızdandı.

Anadolu ezgilerini genç kuşaklara sevdirmek için büyük çaba gösterdi. Yaşamını sanata ve sanat eğitimine adayan başı dik Cumhuriyet aydınlarındandı.

Dünyaya güzelliklerin penceresinden bakardı. İnsan ve doğa sevgisi, sanatçı kişiliğinin oluşumunda belirleyici ögeydi.

Ankara’da yaşayan sanatçının aklı ve yüreği doğup büyüdüğü coğrafyadaydı. Arada bir telefondan görüşür, dertleşirdik. İkimiz, ortak acıların öznesiydik. Opera sanatçısı kızı Gülan Düzgün’ü 2018 yılında 27 yaşında yıldızlara uğurlamıştı. Yaşamının sekiz yılını evlat acısıyla geçirdi.

Hüseyin Düzgün’ün kalbi çektiği acıların yükünü taşıyamadı. Sanatçı, 4 Nisan’da Ankara Yenimahalle Karşıyaka Mezarlığı’nda yatan kızı Gülan Düzgün ve ablası Ayten Özbek’e kavuştu.

71 yıllık yaşamına nice güzellikler sığdıran sanatçımızı sevgiyle, saygıyla, özlemle anıyoruz…



(Körfez, 12 Nisan 2026)




