EVLER DE ÖKSÜZ KALIR

 

1973 yılında Erzincan Cimin taşıyla yapılan evden köye sıcak ekmek kokusu artık yayılmıyor
1973 yılında Erzincan Cimin taşıyla yapılan evden köye sıcak ekmek kokusu artık yayılmıyor

Cimin taşıyla yapıldığında ilkokula yeni başlamıştım. Siyah önlüğüm yepyeniydi. Yakalığım kar beyaz…  Yeşil kabuklu cevizle kararmıştı ellerim. Tırnaklarımı o zaman henüz otuz yaşında bile olmayan annem kesmişti. Tırnak makasını görünce kaçmış mıydım, bilemiyorum.

Bildiğim tek şey, annemden kurtuluş yoktu!

Ellerimi, Puşi Deresi’nde kumla ovmuş, ağartmaya çalışmıştım. Öğretmenimin temizlik kontrolüne ‘kirli’ ellerle giremezdim. Üzerine her iki elimi uzattığım mendil, lekesizdi.

Siyah önlüğün cebinde yaban armudu (ahlat) taşımak, âdettendi. Sonbaharda cepte taşınan armut, kışın ‘kak’ olurdu. Kurutulmuş armut yani. Kese kâğıdından özenle alınan bir avuç leblebi-üzüm, lükstü. Leblebiyi ve üzümü birer birer atardık ağzımıza. Gizlice aldığımız şekerin  çabuk bitmesi, üzüntülerin büyüğüydü.

Ağır ağır emerdik şekeri…

Çok tutumluyduk!

Ev işte o zaman yapılmıştı…

Ev inşaatına malzeme taşıyan kamyonun geçirdiği kaza, hafif atlatılmıştı. El freni çekilmeyen kamyon, tozu dumana katmış, onlarca koyunu ezmişti. Kamyon çıldırmıştı! Tılp’ta harekete geçen kamyon,  Komel’de, armut ağaçlarına çarptıktan sonra durabilmişti. 

Bir dilim sıcak ekmek bulma umuduyla kapıyı çalıyorum
Bir dilim sıcak ekmek bulma umuduyla kapıyı çalıyorum

Komel, hasarlı kamyona günlerce ev sahipliği yapmıştı.

Armut ağaçlarının altındaki hasarlı kamyon, hepimizin ilgi odağıydı. Hemen her gün Komel’e gider, kamyonu ellerdik.

İnşaat alanı bir zamanlar bahçeydi. Evin temelleri atılırken,  bazen kazmayla ikiye bölünürdü yer elmaları. Çeşme, inşaata birkaç yüz metre mesafedeydi. Elde yer elması, soluğu Sadık Çeşmesi’nde alırdık.

Yer elmasıyla mutlu olduğumuz yıllar…   

Ev, 1973 yılında, evin delikanlısı gözlerini açmadan altı yıl önce yapıldı. Delikanlı gözlerini altı yıllık evde dünyaya açtığında babası 60 yaşındaydı. Köye gelen misafirlerin ilk uğrak yeriydi, ev.  Baba, Ağa olarak anılırdı, ama çoğu işlenmeyen tarlaları ve hayvanlarından başka bir varlığı yoktu. 

Ağa dediğin, zengin olur, o, gönlü zengin olanlardandı.

İlkokula giderken evin önünden geçerdik. O yaştaki çocuklar yürümez, koşar! Koşardık! Rüzgâr gibiydik okul yolunda. Yaz kış fark etmez, hep sokaktaydık. Evden sokağa sıcak ekmek kokusu yayılırdı. Elde sıcak ekmek düşerdik okul yoluna.

Ne çabuk geçti yıllar…  Köyden ayrılalı neredeyse kırk beş yıl oluyor. Cimin taşıyla yapılan ev şimdi kırk altı yaşında. Biçimli kesme taşlar olduğu gibi duruyor. Evden belki yirmi yıl sonra yapılan çeşmenin sıvası dökülmüş, suyu kesilmiş. Baba, eve  on yedi yıl önce veda etmiş. Evin delikanlısının kalbi ancak yirmi beş yıl dayanabilmiş bu kahrolası hayata. Ya anne? Onun göz pınarları kurumuş. Gözyaşlarından, yüzünde derin çukurlar oluşmuş. Babasını, delikanlısını yitiren ev, bundan tam üç yıl önce annesiz kalmış. Tüm kapıları kapanmış böylece evin. Kapısını çalan yok şimdi, geleni gideni de… Öksüz kalmanın acısını  sadece insanlar çekmez. Babasız, annesiz, delikanlısız evler de  öksüz kalır.  En son üç yıl önce, Mayıs ayında sıcak ekmek kokusu yayılmıştı evden köye. İşlenmeyen tarlalara, köye hüzün yayılıyor şimdi.  

Bir sonbahar günü, kırk beş yıl önce önünden koşarak okula gittiğim evin kapısını yeniden çalıyorum. Bir dilim sıcak ekmek bulma umuduyla… Ses vermiyor kapı. Kapıları, pencereleri kapalı evin merdiveninden Pülümür Vadisi’ni seyrediyorum. Rüzgâr gibi koştuğumuz yola düşüyorum yine. Sonbaharda savrulan yapraklara karışıyorum.  

 

(Yalova, 6 Aralık 2019)                     

 

 

  • Related Posts

    AMASYA GÜMÜŞHACIKÖY BEDEN KÖYÜNDE BİR DERSİM SÜRGÜNÜ: PÜLÜMÜR SALÖRDEK KÖYÜNDEN KEKO AHMET OĞLU HÜSEYİN ASLAN

    Hüseyin Aslan (1928-1974). Fotoğraf: Ali Rıza Aslan arşivi Keko oğlu Ali’nin dillere destan malvarlığının, bir ailenin, daha doğrusu bir köyün kaderinde oynayabileceği rol kimsenin aklına gelmemişti. Ali Arslan (Aliye Qek)…

    PÜLÜMÜR AKDİK ŞİHAN KÖYÜNÜN ÜNLÜ FUTBOLCUSU MUSA PEKİN

    Musa Pekin, Kahramanmaraşspor formasıyla.   Pülümür Vadisi’nin batısında yükselen toprak damlı evler… Usta ellerin işlediği kesme taş yapılar. Tek ya da iki katlı evler, zorluklarla mücadele eden bir kuşağın ürünü.…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Kaçırdıkların

    ALEXA GADE’İN 1979 YILI TÜRKİYE İZLENİMLERİ: İSTANBUL VE BATI TÜRKİYE

    • Ekim 1, 2026
    • 7048 views
    ALEXA GADE’İN 1979 YILI TÜRKİYE İZLENİMLERİ: İSTANBUL VE BATI TÜRKİYE

    YIKINTILAR VE  MASAL ANLATAN BÜYÜKANNE

    • Eylül 30, 2026
    • 8143 views
    YIKINTILAR VE  MASAL ANLATAN BÜYÜKANNE

    PÜLÜMÜR GOMEDERİ KAMER DÜZGÜN-YILMAZ CÖMERT DEĞİRMENİNDEN VE YILMAZ CÖMERT’İN EVİNDEN NOTLAR

    • Eylül 29, 2026
    • 6087 views
    PÜLÜMÜR GOMEDERİ KAMER DÜZGÜN-YILMAZ CÖMERT DEĞİRMENİNDEN VE YILMAZ CÖMERT’İN EVİNDEN NOTLAR

    PÜLÜMÜR VADİSİ’NDE TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN İŞLEDİĞİ  ACIMASIZ CİNAYET: NAZIMİYE OĞULLAR (HILVES) KÖYÜNDEN ALİ (RIZA) SAĞLAM 

    • Eylül 22, 2026
    • 15376 views
    PÜLÜMÜR VADİSİ’NDE TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN İŞLEDİĞİ  ACIMASIZ CİNAYET: NAZIMİYE OĞULLAR (HILVES) KÖYÜNDEN ALİ (RIZA) SAĞLAM 

    PÜLÜMÜR’DE TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN ŞEHİT ETTİĞİ ÖĞRETMEN AYHAN KURAL’I ANIYORUZ

    • Eylül 16, 2026
    • 5836 views
    PÜLÜMÜR’DE TERÖR ÖRGÜTÜ PKK’NIN ŞEHİT ETTİĞİ ÖĞRETMEN AYHAN KURAL’I ANIYORUZ

    HATEM OFLİ BABAMIZI SEVGİYLE ANIYORUZ

    • Eylül 12, 2026
    • 4151 views
    HATEM OFLİ BABAMIZI SEVGİYLE ANIYORUZ